23 Şubat 2010 Salı

Boğazımda Düğüm!

Ben insanları hâlâ tanımakta güçlük çekiyorum sanırım sevgili dostlarım
belkide hâlâ kime nasıl yaklaşacağımı nasıl davranacağımı kestiremiyorum
hatalar yapıyor olabilirim
iyi niyetimden de olabilir
korkuyorda olabilirim
çok fazla düşünmek yada hiç düşünmemektende...

bunlar birer hata mı bilmiyorum
değişir mi herşey ya da zaman ilaçmıdır gerçekten

şuan bu yazıyı okuyan,
veriryorsunuz içinizden belki cevapları kendinizce doğru şekilde??
ama bende sorular da net değil
cevaplarda...

Boğazımda düğümsün!
Yutkunsam gideceksin,
Yutkunmasam ölürüm!

hepinizi en karmaşık duygularımla selamlıyorum bu gece....

7 Şubat 2010 Pazar

Bi baktık dönem bitmiş

Koskoca fakat hızlı geçen bir dönem bitti sevgili dostlarım..
Bizde anlayamadık
ne ara okula alıştık ne ara tanıştık yeni arkadaşlarla dersler sınavlar ne ara bitti hızına yetişemedik ama bir dönemi hayırlısıyla bitirdik..

Okulu büyüdüğü şehirden uzakta olanlar bilir tatillerde memlekete gidildiğinde
eski düzen kolay bulunmaz. Şanslıysanız eski dostlarla görüşülüp yaşananlar anlatılır yada gezilir belki arada içilir..
Bende öyle yapıyorum şu sıralar, biraz uzun süredir görüşemediğim arkadaşlarımla görüşüyorum biraz ailemle zaman geçirmeye çalışıyorum.
Fakat geldiğimden beri Bursada yağmur var sevgili dostlarım yağmurlu havalar nedense bana hep istanbulu hatırlatsada şuan bu durumu yağmura değil okulumu ve oradaki düzenimi özlediğime bağlıyorum..

Kısacası buralarda da hava soğuk, yağmurlu, uludağın rüzgarı ensemizde
hasta flan değilim.. Siz sevgili okurlarımında kendinize dikkat etmesini tavsiye ediyor,

hepinizi sevgiyle selamlıyorum...

25 Ocak 2010 Pazartesi

Beyaz bir gün

Bugün karlı bir haftasonundan sonra bembeyaz bir haftaya başladık sevgili dostlarım, canlarım, ciğerlerim...
(buradaki bembeyaz her iki anlamıda ifade ediyor bu arada)

Sınavların tam gaz devam ettiği haftada kendi adıma kalan son 2 sınavımdan birisini daha vermek için okula gittim ve arkadaşlarla yapılan klasik sınav sohbetinin ardından önümüze gelen bembeyaz sayfada yazan soru benim gibi diğer birçok arkadaşımı da şoke ettiğini yüzlerinden anlayabiliyordum ve sınıf içindeki uğultuda bu tezimi destekliyordu :)
(buradaki beyaz sadece renk anlamında bu arada)
Soru açık ve netti sevgili okurlarım..
kısaca belli kurallar çerçevesinde bulunduğumuz sınıfı anlatmamız istenmişti..
Kompozisyon konusunda kendime güvensemde içinde bulunduğumuz ortam ve uğultu konsantre olmamı bir hayli zorlaştırıyordu.
İlk sınavdan aldığım yüksek nota güvenerek karalamaya başladım kağıdımı konu hakkında aklıma gelen değişik başlıklar arasından birini seçip yazsamda sınav sonrası düşündüklerimi arkadaşlarıma anlattığımda yüzlerde oluşan tebessüm acaba kağıdım okunurken hocamın yüzündede olur mu bilemiyorum doğrusu... daha fazla ayrıntılara girmeyeceğim fakat not önemli değil mühim olan katılmaktı diyorum :))

Ve beni mutlu eden bir başka gelişmeyi paylaşmak istiyorum sevgili dostlarım
haberiniz var mı bilmiyorum ama ben ve birkaç arkadaşım bir süre önce kurduğumuz "Genç Tasarımcılar Kulübü" üyelerini toplamış fakat gelen final haftası ile çalışmalarına ve etkinliklerine henüz başlayamamıştık.
Kulübün benim dışımdaki bir diğer kurucu üyesi arkadaşıma ' Mahşer-i Cümbüş Tiyatro Topluluğu ekiplerinden ' Anti Etki Ters Tepki ' gurubundan mahşer-i Cümbüş Hayalhanesi'nde sahnelemekte oldukları Tiyatro Sporu performansına konuk kulüp olmamız için teklif gelmiş ve bu durum beni çok mutlu etmiştir. Arkadaşım kendilerine birkaç soruyla dönüş yapmış, gelecek cevaba göre hareket edeceğiz diyorum.

Ve bugün beni etkileyen başka bir an daha vardı;
Okuldan eve gelirken metrobüsten inip evime doğru ilerlemeye başladığımda lapa lapa yağan kar altında yürümek çok eğlenceliydi, rüzgarında etkisiyle birlikte yüzüme çarpan kar taneleri keyfimi ikiye katladı. Kulağımda çalan müzikle birlikte içten içe kendi dansımı etmeye başlamıştım yolda, kimsenin bundan haberi yoktu, İstanbulun belkide en güzel yanı buydu, bir tarafta ıslanan, üşüyen, koşuşturan insanlar.. Bir taraftada gecekondulara alaylı bir gülümsemeyle sırıtan boğaza nazır villalar gibi durumdan keyif alan insanlar görmek mümkündü.

Kısaca sevgili dostlarım beyaz bir gününün ardından benim anlatacaklarım bu kadar..
hepinizi sevgiyle selamlıyorum...

20 Ocak 2010 Çarşamba

Keşke hep kar yağsa, Finaller olmasa, Hayat bayram olsa :)

Bilindiği gibi 2 gün önce başlayan hafta birçok okulda olduğu gibi bizim okul için de final haftası sevgili dostlarım 2 hafta içinde yaklaşık 9 sınav olacağız!! 3 tanesi bitmiş olsa da bir telaşedir gidiyor herkesde.
Bu arada bir de proje var teslim etmemiz gereken.
Ben herşeye rağmen rahat görünsemde içten içe
bir tedirginliktir gidiyor.
Ve bazen derslere kaptırmış şekilde buluyorum kendimi, şaşırıyorum :)
Yine de herşey yolunda gibi şimdilik.

Ha bu arada;
Bir kaç gündür İstanbulda kar yağıyor arkadaşlar beyaza büründü birçok yer trafik karmaşası ve içimize işleyen soğuk şöyle dursun güzel görüntüler bu stresli dönemde yüzümüzde bir tebessüm oluşturuyor :))

....Neyse dostlarım ben öyle geçerken bi uğramıştım
hâl hatır sormak istedim sadece, bana müsade artık
kahve suyu kaynamış, ders notlarım ise ters ters bakmaya başladılar
kendilerini pek sevmesemde çaktırmıyorum köprüyü geçene kadar :)


hepinizi sevgiyle selamlıyorum...

14 Ocak 2010 Perşembe

Paylaşmak istedim..

Zaman ne çabuk geçiyor sevgili dostlar..
Herşey ne çabuk değişiyor...
nasılda ayak uyduruyoruz değişen yaşama...

Az önce tesadüfen buldum kültürü bana uzak olan, fakat severek dinlediğim lazca bir şarkıyı...
uzun süre sonra dinlediğim şarkı bana eski işimi hatırlattı
patronu olduğum iş yerimde eleman olduğum günlerimi hatırladım..
o günlerin kokusu geldi burnuma.. daldım gittim uzaklara...
gecenin bu saatinde yüzümde anlamsız bir gülümseme oluştu
paylaşmak istedim...

Öğrenciyim şimdilerde hayata dair bir çok şey öğrenmiştim aslında
fakat sevdiğim, istediğim mesleğe çok uzak yaşıyordum o dönemde
belirsizdi herşey, karanlıktı, karışıktı birazda...
Nasıl olduysa bir aydınlık oldu bir anda...
Hayattan edindiğim tecrübeleri cebime doldurup
ideallerimin peşinden koşmaya başladım...
Bir ufuk çizgisi belirdi bir sabah,
parlıyordu, göz kamaştırırcasına...
hızla ve sabırla yürüdüm koşarcasına...
Ve evet değişti Herşey!
Şimdilerde yeni umutlar, yeni hayaller kuruyorum..
Ne kadar da güzeller hepsi, nekadar da aydınlık...
Dedim ya değişik duygular içerisindeyim şuan..
Nerden nereye diyorum kendi kendime.. Nerden Nereye...

Lazca söylenmiş bir şarkı nasıl bu kadar aldı götürdü beni bilmiyorum
Ya da ne gerek vardı şimdi bunları anlatmaya...

Hepinizi sevgiyle selamlıyorum....

12 Ocak 2010 Salı

2010 Hazırsa Bende Hazırım!!!

Yazmaya verdiğim kısa arada belkide yazmak için en büyük sebep
yeni yılın gelmesiydi
ve ben tam da 31aralık2009 günü karalamış olduğum satırları ancak bugün sizlerle paylaşma fırsatı buluyorum..
bu yazıda, önceki yazımda olduğu gibi yolculuk sırasında karaladığım düşüncelerim olmakla birlikte yine noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum.....

Bu aralar çok sık yolculuk yapıyorum, geçen hafta gittiğim İzmirden sonra, bugün yılbaşını geçirmek için memleketim Bursaya gidiyorum..

Evet şuan ve yine yoldayım :)
İstanbul Yenikapıdan hareket eden Denizotobüsümüz geçen zamana bakılırsa Bursaya yaklaşmak üzere.
Yılbaşında evime gidiyor olmak beni mutlu ediyor.

Saatlerimiz 00:00 ı gösterdiğinde kendi adıma 22 yıldır bozulmayan geleneği yaşatacak ve bir kez daha birbirimize sarılıp iyi dilekler dileyeceğiz. Bu çok güzel bişey.
Fakat herşeyin dışında bu sene yeni yıl beni bir başka heyecanlandırıyor,
şöyle bir düşündüğümde bu yıldan geçmiş yıllara göre daha umutluyum. Geçmiş yıllarda yaşadığım belirsizlik bu yıl yok gibi ve uzun süredir ilk defa çok krişeleşmiş o cümleyi gerçekten içimden gelerek kurabiliyorum

' Bul yıl benim yılım olacak ' bunu söyleyebilmek çok güzel, buna inanmak daha da güzel
yeni yıldan çok fazla beklentim var ama acelem yok herşey planlı gibi

yinede hangilerini gerçekleştiririm hangileri kalır bilmiyorum
ama geride kalan kötü yıllara inat bu yıla yağma yok.
2010 hazırsa bende hazırım :))

Yeni yılda karşımıza çıkacak güzelliklerin önceki yıldan çok daha fazla olması dileklerimle...

hepinizi sevgiyle selamlıyorum...


29 Aralık 2009 Salı

Şuan yoldayım

Geçen hafta sevdiğim yöne doğru yapmış olduğum kısa seyahatte yolculuk sırasında yanımda ki ufak defterime karaladığım satırları noktası virgülüne dokunmadan blogumda yayınlamanın güzel olacağını düşünüyorum..


Saat:21:05

Bu tarz girişleri genelde sıkıcı derslerde yaparım ama şuan çok keyif aldığım bir yolculuktayım.

Bilenler bilir pek televizyon izleyen biri değilimdir ve şuan önümde bulunan ekrandan sıkılıp telefonumdan radyo açtım ve şansıma arada cızırtılıda olsa klasik müzik dinleyebileceğim bir frekans buldum.

Klasik müziğin insanı dinlendirdiği söylenir, evet doğrudur belki ama bende başka etkilerde yapar. Mesela ben klasik müzik dinlerken yönetmen oluyorum :)

Hayali kameramla gerçek dünyamda bir çok yer dolaşıyorum. Ama görüntülediğim herkes hiç istifini bozmuyor beklide görünmez oluyorum.

Evet şuan yoldayım…

İstanbul’dan arkadaşlarımın uğurlayarak başladığım yolculuğumda memleketim Bursa’da verilen yarım saatlik molada Annem ve Babamın süpriziyle karşılaştım

Sevindim çok güzeldi :)) Teşekkür ediyorum

Bursa terminalinden bir de yılbaşı bileti aldım bol şans dilekleriyle..

Ve aslında o an şans dileklerini eskisi kadar umursamadığımı fark ettim.

Hayatımın bir altı ay öncesine gittiğimde şansa ne kadarda ihtiyacım vardı

Şimdi çok farklı işte..

Ama bu çok güzel bişey diyorum kendi kendime… :)

Çok güzel :)

Şuan yoldayım

Saat: 21:18

Karanlık olan otobüste yaktığım tepe ışığı ile yanımdaki ortayaşlı arkadaşı rahatsız etmiş olabilirim ve satırlarımdan sessizce özür diliyorum..

Radyodaki klasik müzik frekansı arada cızırdıyor bazen tümden gidiyor bazen cızırtılar arasından oyun havaları duyuyorum bütün büyü bozuluyor ve ben gülümsüyorum.. Sevdiğim yoldayım.. Mutluyum…

Aman Allahım yazım ne kadarda kötü!! :)

Eğer bu yolculuk sırasında bana bişey olursa geride kalanlar için değerli olabileceğini düşündüğüm bu yazıyı okumak ayrı bir ızdırap olacak. Özür diliyorum! :))

(Annem olsa ‘tövbe de’ derdi) (Tövbe diyorum) :)

Kalemimin ucu tükeniyor gibi ve ben inatla karalıyorum…

Saat: 21:26

Kulağımdaki klasik müzik netleşti sonunda Harika!

Kameramı yükleniyorum tekrar

Önce otobüsteki yolculuk yapan insanları görüntülüyorum

Sonra terminal insanlarını sonra yolu ve hızla yolun sonunu,

beni bekleyenleri, benim beklediklerimi

üzenleri beni, sevindirenleri… ve dahasını…

yanımdaki arkadaş hızlı hızlı bacağını sallıyor bana mı kızdı yoksa ayağı mı uyuştu bilinmez ama karanlık içinde bir tek bizim tepe lambamız yanıyor :))

Neyse benim konsantrem bozuldu. Kameramı bırakıyorum bir kenara daha çok yazmak istiyorum ama bitirsem iyi olacak diyorum..

Balıkesire yaklaştık muhtemelen az sonra mola vereceğiz..

Taşlık bir yoldan geçiyoruz.. yazım fenalarda ( geride kalanlardan tekrar özür diliyorum :)) )

üç nokta…


Saat 22:40

Balıkesir terminalinde mola verdikten sonra yolumuza devam ediyoruz…

Ve daha gidecek çok yolumuz var…

Işıklar kapandı tepe lambam inatla yanıyor…

cameramı elime alıyorum ve çekeceğim görüntüler hafızamda gizli kalıyor....

Hepinizi sevgiyle selamlıyorum…